Kültür ve Sanat

Patriyarka Kıskacında Diziler: Gerçek mi Sahte mi?

Hemen her evin vazgeçilmez sakini, hafta içi akşamlarının ekonomik eğlencesi, yemeklerin eşlikçisi, misafir davetlerinin belirleyicisi, sistemin yeniden ve yeniden üreticisi televizyon dizileri acaba toplumsal ilişkilerin aynası mı yoksa belirleyeni mi? Toplumsal değişim-dönüşümden, yozlaşmadan, yükselen şiddetten, ekonomiden hemen etkilenen, barış ortamına…

Yürüyen Bir Yazı Yazmak

Yazarlık serüveni ya da yazı serüveni belirsizliklerle doludur. Bazıları hep yolda kalır, bazıları yolda kalır, bazıları yol açar. (Ahmet Güneş) İzmir TÖP Kültür Sanat Meclisi olarak düzenlediğimiz Zamanımız ve Biz Söyleşileri’nin bu yıl son buluşmasında yazmak üzerine konuştuk. ‘‘Yürürken Yazmak’’…

korku duvarını aşmak görsel

Korku Duvarını Aşmak

*Toplumsal Özgürlük Partisi’nin organize ettiği Eleştirel Pedagoji Okuma Grubu’nda, okuduğumuz kitaplar üzerine tartışmalar yapıyor, bunları da diğer yoldaşların gündemine sokmak, yanı sıra bir bellek oluşturmak için yazılı hâle getiriyoruz.  İlk yazımız Gramsci’nin Marksist Pedagojisi kitabına dair tartışmalarımızdan hareketle yazdığımız Şimdi…

Şimdi Gramsci Zamanı!

Dünyanın gidişatından kaygı duyan, umutsuzluğa kapılmadan bu durumu kökten değiştirmek üzere devrim yapmak isteyenlerin, pedagoji meselesine daha çok eğilmesi gerek diye düşünüp bir eleştirel pedagoji okuma grubu başlattık. İlk kitap olarak Lombardi’nin kaleme aldığı “Gramsci’nin Marksist Pedagojisi” kitabını** okuduk ve…

Sınıflar Savaşı ve Klâsik Halk Kavramı

El Yazmaları’nın Notu: Hikmet Kıvılcımlı’nın ölümünün 52. yıldönümü vesilesiyle Sosyalist gazetesinin 2 Mart 1971 tarihli 18. sayısında yayımlanmış olan Sınıflar Savaşı ve Klâsik Halk Kavramı başlıklı yazısını siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Türkiye’de “Sosyal Devrim Stratejisi” hiç değilse Aydın Gençlik arasında epey…

Türkiye’nin Düzeni

El Yazmaları’nın Notu: Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın ölümünün 51. yıl dönümü vesilesiyle, Kıvılcımlı’nın Türk Solu dergisinin 4. sayısında yayınlanan “Türkiye’nin Düzeni” başlıklı yazısını siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. 8 Aralık 1967 tarihinde yayınlanan bu yazıda Kıvılcımlı, Doğan Avcıoğlu’nun “Türkiye’nin Düzeni” isimli…

Gözümüzü Açalım İhtilal Var

El Yazmaları’nın Notu: Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın ölümünün 49. yıl dönümü kapsamında hazırladığımız dosyada, Kıvılcımlı’nın 1967 yılında kaleme aldığı, bilgisayarlar yani kendisinin ifadesiyle “buyurucu”lar ile ilgili yazıyı siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. İnsanın kendi yapıp kendi taptığı aygıt, günümüzün en korkunç…

Suriye Makamlarına Sunulan Bildirim (Haziran 1971)

El Yazmaları’nın Notu: Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın ölümünün 49. yıl dönümü kapsamında hazırladığımız dosyada, Kıvılcımlı’nın özgeçmişi ile 12 Mart muhtırasını değerlendirdiği 1971 Haziran ayında Suriye makamlarına yazdığı bildirimi siz değerli okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Doğum: 1902. İstanbul Birinci Emperyalist Evren Savaşı, Osmanlı…

İşçi Sınıfının Tarihcil Görevi

El Yazmaları’nın Notu: Koronavirüs salgınıyla birlikte kapitalizmin sadece işçileri ve emekçileri değil bütün canlı yaşamı yok etmeye çalıştığı daha açık bir şekilde ortaya çıktı. Sosyalizm mücadelesi bütün canlı yaşamın kurtuluşu olarak bir adım daha öne çıkmakta. İçinde bulunduğumuz 1 Mayıs…

“Paraside” Parazit midir?

Finalinde liberal bir mesaj veren Parazit filmini, sol söylemi olan bir film gibi gösterme çabası da filmin tanıtım lobisinin dünyadaki sol camia içinde bir parazit olmasından öte bir şey değildir. Geçtiğimiz günlerde sinemanın en prestijli ödüllerinden biri olan Akademi Ödülleri…

Toplumsal nesneye karşı, politik sanat

Kapitalizm iktisadi ve siyasal hegemonyasını inşa ederken, kültürü önemli bir araç olarak kullanıyor. Toplumların neyi izleyip neyi okuyacağına, nasıl yaşayacağına kadar tüm yönelimlerini konsolide eden, bu süreci her gün her saat yeniden üreten bir yapıdan bahsediyoruz. Herhangi bir olguyu veya olayı geniş kitleleri etkileyecek ve yönlendirecek boyutta üreterek, özneleşme sürecini zorlaştırarak bireyleri nesneleştiriyor. Adorno’nun kavramsallaştırmasıyla kapitalist sistemin bireyi “toplumsal nesne” haline getirmekte kullandığı biçim “kültür endüstrisi” olarak tanımlanıyor. Dünya çapında süren üretim, mülkiyet ve paylaşım ilişkilerine göre bu ideolojik aygıt şeklini alıyor. Alternatif kültür-sanat Sanat üretimi ve kültür birikimi/paylaşımı sürecinin bireyin yaratıcılığını açığa çıkaran özelliklere sahip olması gerekir. Kültür sanat faaliyetleri sırasında bireylerin yan yana gelmesiyle yapılan üretimin sonucunda alternatif, yeni bir yaşama doğru adımlar atmak mümkün. Anti-kapitalist anlayışı merkezine koyan bu bakış, yeni bir toplumun nüvelerini yaratacak güce sahip. Öyle ki arayışında olduğumuz paylaşım eşitliğinin sağlandığı komünist toplumun önemli besin kaynaklarından biri kültür sanat faaliyetlerinin üretimi sonucu açığa çıkacak ürünlerdir. Sanatın tarihsel gücü Sistem karşıtı mücadelelerin tarihine baktığımızda sanatın ne kadar büyük etkiye sahip olduğunu gözlemleriz. Bu enerji kimi zaman müzikle, kimi zaman resimle, sinemayla açığa çıkar. Tüm bu enerjinin ve ortaya çıkan eserlerin, içinde yaşanılan süreçten bağımsız olmadığını, etkileşim halinde olduğunu görmeliyiz. Yaşanan büyük savaş ve yıkımların içerisinden daima bir ışık sızar günlük hayatın akışına. Halkların zorbalığa karşı direnişini ve mücadelesini anlatan şiirleri, şarkıları dinler kulaklarımız. Öyle ki tarih boyunca zulmedenlerin adı utanç sayfalarına yazılırken, halkların mücadele dolu anıları, sanat sayesinde nesiller boyunca aktarılabilmiştir. Dolayısıyla birikmekte olan kültür ve sanat üretimi, geçmişten bugüne ışık tutmaktadır. Nasıl bir örgütlenme Günlük hayatın kuşatmasını kıracak öz örgütlenmeleri kültür sanat mücadelesinde yaratmak mümkün. Kapitalizmin bireyi yalnızlaştıran tüm kuşatmasına rağmen, dayanışma ve kolektif üretim yoluyla yan yana gelebileceğimizi biliyoruz. En geniş halk kitlesine ulaşabilecek bu kültür sanat anlayışının kapsayıcı, özgürlükçü ve güçlendiren bir yapıya sahip olması gerekiyor. Kurduğumuz ağlar, bireyin toplum içerisinde nesneleşme […]

Ortanın Solu ve Küçük Üretmenlerimiz

El Yazmaları’nın Notu: 11 Ekim 1971’de yaşamını yitiren Doktor Hikmet Kıvılcımlı’nın 48. ölüm yıl dönümü vesilesiyle hazırladığımız yazı dizisi çerçevesinde kendisinin 1970 yılında Sosyalist Gazetesi’nde kaleme aldığı “Ortanın Solu ve Küçük Üretmenlerimiz” başlıklı yazısını ilginize sunuyoruz. Kıvılcımlı’nın dönemin yükselen hareketi…

Kitle İletişiminde Pornografi

“90’lı yıllarda reality show programlarında izlediğimiz cinayet, tecavüz, şiddet vs. görüntüleri pornografinin en bariz örnekleriydi. 2000’li yılların başında televizyon başında yine Irak’ın bombalanışını seyrettik. Bu da pornografik görüntüydü oysa. Tüm bunları seyrederken bilinçaltımızın o görüntülerden aldığı hazzın farkında değildik.” 20.…

Aykırı Bir Grafik Tasarım Kolektifi: Wild Plakken

Wild Plakken, 1977’de Amsterdam’da Gerrit Rietval Akademisi öğrecileri Lies Ros, Rob Schröder ve Frank Beekers tarafından kurulmuş bir grafik tasarım kolektifi. “Wild Plakken”in Flemenkçe’den doğrudan çevirisi için “çılgın yapıştırma”(wild pasting) tercih edilebilir; aynı zamanda “izinsiz afişleme”(unauthorized bill-posting) gibi çevirileri de…

Thomas Bernhard’da Zamansallık ve Mekansallık

“Thomas Bernhard, İkinci Dünya Savaşı öncesi doğmuş, ikinci dünya savaşı sonrası da yazmış, Avusturyalı bir yazar” cümlesi, sanırım Bernhard üzerine bir yazı yazarken yapılabilecek en isabetli giriş. Bernhard alışılagelmiş edebiyat icrasının pek uzağında bir yazar; hatta Enis Batur’un deyimiyle “konfeksiyon…