
Kürdistan





7 Haziran’dan Sonra*
Seçim dizisinin ilk ikisinde rakiplerinden sıyrılıp ipi önde göğüsleyen AKP, üçüncüde kuyruğundan yakalandı. Şimdi, sanki hep onların olacakmış gibi sımsıkı yapıştıkları iktidarın zirvesinden yuvarlanma riski güçlenince, şaşkın gözlerle inanamayarak etraflarına bakıyor, kabullenemeyerek ya da hala anlayamayarak git-geller yaşıyor, kimi kez küsüyor, bazen pişkinlik yapıp yüzsüzlüğe vurarak hiçbir şey olmamış gibi şişiniyor, bazen de öfkeyle ve aptalca bağırıp çağırıyorlar. Elbette, soğuk gerçeği bir süre sonra netçe görecek, kenarına geldikleri mutlak iktidarın ulaşamayacakları bir uzaklığa uçup gitmesine de alışacaklar. Üstelik her şey yeni başladı, zaman aktıkça kim bilir neler yaşanacak ve günün sonunda acaba kim nerede olacak, henüz belli değil. Açık ki, işlenen onca suçun bir faturası var ve ilk fırsatta önlerine koyulacak. “Emri ben verdim” pervasızlığıyla işlenen onca cinayet, “ben yaparım, bir şey olmaz” tarzında yapılan onca yolsuzluk, bölgede ne kadar katliamcı çete varsa hepsine akıtılan para ve silahlarla yürütülen savaş kışkırtıcılığının hesabı sorulabilir. Gelecek kuşakların cebinden çalıp “borçlanarak” şişirilen “ekonomi balonunun” yakınlaştığı anlaşılan patlayışıyla ortaya dökülecek gerçekler de, o pek övündükleri “ekonomik başarılarının” iç yüzünü-vurgunculuklarını açığa çıkarabilir. Kendi düzenlerine ait yasaların ve hatta anayasanın sanki çok normalmiş gibi rahatça çiğnenmesiyle kazanılan rütbe ve mevkiler; evet, bunlar ve arkalarından sökün edecek çok daha fazla “ağır suç” kapsamındaki “faaliyetler” de, şimdi yargılanma riskiyle karşılaşmış durumda. Evet, sadece iktidar değil, vurgunculukla cebe atılan zenginlikler ve koltuğuna oturulan bütün mevkiler, üstelik hesabı sorulup cezası çekilerek kaybedilebilir. Tehlike büyük, iktidarın zirvesinde sinirler gergin, belli ki korku dalgaları geziniyor ve hatta kimileri batan gemiyi terk etme hazırlığında. Sefilliğin Tablosu İktidarın gücünün arkalarından çekilme olasılığı bile bazı gerçekleri su yüzüne çıkarmaya başladı. Korkak, çapsız, birbirinin kuyusunu rahatça kazabilecek fırsatçılardan oluşan bu sinsi ve bayağı güruh, bütün çirkinlikleriyle hoplayıp zıplıyorlar. Öyle ki, burnunuzu tıkamadan yanlarından geçerseniz pis kokudan bayılabilirsiniz. Arınç’ın, seçim gecesinde, yaşadığı korkuyu açığa vuran şaşkınlık, öfke ve dehşetle karışmış ve “bir an önce kaçma” isteğinin tablo […]
