
işçi sınıfı




Sınıf Devrimciliği ve Kenan Budak
Kenan Budak yoldaşı katledilişinin 35. yılında bir kez daha anıyoruz. Kenan Budak’ı anmak, O’nu putlaştırmak değil, yaşamı ve kavgasında edindiği özellikler üzerinden bugün nasıl “Kenan Budaklaşabiliriz” sorusunun peşine düşmektir. Kenan Budak’ı bugünlere taşıyan en temel özelliği şüphesiz onun gerçek bir işçi sınıfı devrimcisi olmasıdır. Marksizm- Leninizm sınıflar mücadelesinin teorisiyse, bunu zamana ve mekana uygulayabilen devrimciler sınıf devrimcisi karakterini taşırlar. Buna göre, işçi sınıfı toplumda öncü konumdadır. Dolayısıyla her eylemiyle topluma etkide bulunur, toplum da işçi sınıfına etki eder. Bu karşılıklı etki durağan değil sürekli hareket halindedir. İşçi sınıfı toplumsal alanın bütünü ve onu meydana getiren diğer toplumsal güçlerin tümüyle etkileşim halindedir. Bu alanda öyle konumlanır ki, ona toplumun kaderini belirleme ve topluma yön verme sorumluluğu verir. Kendi özgürleşmesi toplumun özgürleşmesi olan tek sınıf işçi sınıfıdır. Bu bilinçle hareket eden sınıf devrimcisi toplumsal yaşamı bir bütün olarak kavrar. Diğer yanıyla, toplumu komünist bakış açısıyla kavrayan kadro-militan, hayatın her anında ve alanında devrimin imkanını ve güncelliğini arar. İşte Kenan Budak’ da cisimleşen işçi sınıfı devrimciliğinin karakteri bu zeminde oluşmuştur. Kenan Budak, toplumsal yaşamın zenginliğini kavrayarak, bu zenginlik içinde devrimciliğini inşa eden bir devrimcidir. Karşısına çıkan durumlarda geri adım atmayıp, onu bir biçimde yenerek daha da ileriye sıçramayı başarmış, devrimciliğini nesnel koşullar içinde oluşturmuştur. Her koşulda devrimcilik Kenan Budak genç yaşında işçiliğe başlamış, emek sermaye uzlaşmazlığında emek safında bir devrimci olarak yer almayı Kıvılcımlı’nın çıkardığı Sosyalist Gazetesi’nden öğrenerek devrimci harekete katılmıştır. 12 Mart darbesinin yarattığı politik ortamda devrimci hareket faşizm tarafından baskılanırken, O direniş mevzisinde yer alarak Zeytinburnu sokaklarını devrimci örgütlenme alanına dönüştürmüştür. 12 Mart’la 12 Eylül arasında da sonra, Zeytinburnu’nda yürütülen anti-faşist mücadelede öncü konumda yer almıştır. İşçi sınıfının yoğun sömürüye maruz kaldığı 70’li yıllar, aynı zamanda işçi sınıfının devrimci sendikal arayışını da doğurmuştur. Kenan Budak, Kazlıçeşme’nin deri kokan sokaklarında Bağımsız Bağırsak ve Deri İşçileri Sendikası (Bar Der-İş) içerisinde sendikal çalışmalara katılır. […]
