hamlecilik

Hamleci Ruhun Yaratımları

Devrimci kadronun en büyük savaş alanı, kendi kişiliğidir. Var olan kişiliğiyle, olmak istediği “kendi” arasında sürekli savaşmak zorundadır. Etiyle, kanıyla, toplumsal varlığı, örgütsel görevleriyle işleyen diyalektiği budur. Kendimizle savaşımızın düzlemleri nelerdir? Birincisi, sürekli düzenden kopuş iradesi göstermektir. Kapitalist sistem içindeki birey, düzenden kopuştukça devrimci kişiliğe erişir. İkinci düzlemi ise devrimci görevlerin, örgütsel ihtiyaçların somut tarihsel koşullarında devrimcinin, kendini dönüştürmesidir. Gerek taktik, gerekse de stratejik kişiliklerin hedef, görev ve ihtiyaçlara göre yeniden yaratılmasıdır. Kişilikte düzlemler Birinci düzlemde arınma vardır. İkincisinde ise karılma… Birincisinde düzene karşı devrimci kişilikler oluşurken, ikinci düzlemde, iktidarı hedefleyen devrimci kadro gerçekliği vardır. Devrimci kadro, sisteme karşı devrimci bir kişilik, devrimci bir yaşam oluşturmakla yetinmemelidir. Bir kere devrimci olduktan sonra artık onun kişiliğinin zembereği (diyalektik kurulumu), tarihsel-örgütsel, devrimci görevler olmalıdır. Hamlecilik içimizdeki ısrardır Ressam Balthus; “Resim yapmak hem bir iç zorunluluk, hem de bir zanaattır.” der. Balthus’un  “iç zorunluluk” olarak tarif ettiği sanatsal yaratım sürecine, Murathan Mungan; “içimdeki ısrar” der. İşte hamlecilikte devrimcilerin “içindeki ısrardır”. Bir sıçrayıştır hamlecilik, bir sürekli yaratıcılıktır. Devrimciliği sürekli kılıştır. Hamleci ruh, hedefe kilitlenmektir. Sonuç almak isteyen devrimci kadro, hedef- hamle diyalektiğini kurmak zorundadır. Hedef olmadan hamlecilik olmaz. Hedefine kilitlenmeyen, görevine yoğunlaşma göstermeyenin “içinde hamlecilik yaprağı kıpırdamaz. Varlığındaki eylemselliği, zamandaki “anlık” atılımlarıdır, devrimcideki hamleci ruh. Bunun içindir ki devrimcinin “şimdi ve buradası” dır. Hamlecilik yaratıcılıktır Hamlecilik, kişilik düzlemlerini ateşleyen çakımlardır. Sınıf savaşı satrancında, Ferhatça dağları delmek, Pir Sultanca isyan, Kenanca işçilerle kaynaşma, Hikmet Kıvılcımlıca direnmek ve tarihsel kişilikler yaratmaktır. Hamlecilik, cüretten sonra, fethetmekten öncedir. Cesaretten gelen, “fetihe” varandır. Hamle, okun yaydan fırlamasıdır.  Nasıl ki yay, gerilmedikçe ok ileriye fırlamaz, devrimci kadroda örgütsel, politik, tarihsel görevlerin gerilimini içinden taşımadıkça hamleci ruha sahip olamayacaktır. Bir adım ileri Devrimcilik önderliktir. Bir adım ileride olmaktır. Ne uçkun küçük burjuva sosyalistlerinin, kitleden kopukluğu; ne de burjuva sosyalistlerinin, kitle kuyrukçuluğudur, devrimcilik. Devrimcilik bir adım önde olmaktır. Günü gelir koşullar değişir, […]