1 Kasım

Kavşak Noktası

A. İsyan’dan bugüne Haziran İsyanı günlerinde hiç beklemediği bir anda kendi iktidarının sonunun geldiğini gören AKP, hemen yedi ay sonra 17-25 Aralık’ta “içerden” darbelenerek cezaevine kapatılma riskiyle tanışmıştı. Darbeyi vuran en yakın “ittifak” gücü/Cemaat’i kaybederek denge ve güç kaybına uğrayan AKP, Ordu ile “flört” etmeye sürüklenmişti. O arada, PKK’yi kuşatıp sıkıştırarak zayıflatma amacıyla yürüttüğü “Çözüm sürecinde” kaybeden taraf olduğunu da gördü ve son darbeyi 7 Haziran’da aldı. Bütün bu süreç içinde, aynı zamanda, Ortadoğu politikaları da iflas etmiş, kendi deyimleriyle “değerli yalnızlık” içine düşmüşlerdi. Ancak, AKP, her biri özel ağırlık taşıyan ve normal şartlarda hükümetin düşmesini sağlayabilecek güçte olan bu darbeleri atlatabildi ve halen iktidarda! Ama, nasıl ve ne pahasına? Gezi isyanının bastırılması sürecinde başlayan, 17-25 Aralık’ta yaptığı yolsuzlukları açığa vuran Cemaat’in “darbe girişimiyle” hız kazanan ve nihayet, 7 Haziran öncesinde Rojava’daki gelişmeler ve HDP’nin barajı aşacağının kesinleşmesi üzerine “Çözüm masasının devrilmesiyle” askeri biçimlere bürünerek yoğunlaşan özel bir “yönetim tarzı” oluştu. Bu “tarz”, kitle destekli bir açık faşist diktatörlüğün zemin taşlarını döşüyor. İşte, AKP, başka sebeplerin yanı sıra, özellikle bu özel yönetim tarzı sayesinde halen hükümet edebiliyor. Öyle ki, kaybettiği 7 Haziran seçimlerini bile fiili durum yaratarak olmamışa çevirebildi ve hukuk dışı bir “Darbe” biçiminde yürüttüğü 1 Kasım süreciyle hedefine ulaşabildi. Bu yönetim tarzı, özel bir öge tarafından belirleniyor; evet, her tarafımızı kuşatan gerilim politikalarından söz ediyoruz. Sürekli ve açılıp saçılarak toplumun tümünü ve yaşadığımız zamanın her anını kaplayan bir “kontrollü gerilim”, bize dayatılan “yönetim tarzının” ana ögesini oluşturuyor. Süreklileşen ve birçok biçime bürünen gerilim politikalarıyla toplum kamplaştırılıyor, bu kamplar birbirine düşmanlaştırılıyor ve ama her durumda, “Sünni-Türk-Erkek” bir tabanın “İslamcı bir Türkçülük” ve “Devletin Bekası” zemininde AKP’nin arkasında toplanarak pekiştirilmesi hedefleniyor. Çıkarılan yeni yasalarla; yasama, yürütme ve yargının biçimsel de olsa var olan özel alanları, birleştirilerek merkezileştirildi ve bu özel tarz, onu yargılayan ya da hızını kesen herhangi bir engelle […]