KoronaŞok’un Ortasında Çin’e Karşı Büyüyen Yabancı Düşmanlığı – Vijay Prashad, Du Xiaojun, Weiyan Zhu

El Yazmaları’nın notu: Covid-19 salgınıyla birlikte otoriter ve faşizan iktidarların, pandemiyi kendi iktidarlarını konsolide etmek ve faşizmi inşa etmek için bir fırsat olarak kullanma çabası içinde oldukları görülüyor. Bunun için de virüsün Çin’de ortaya çıkmasını kullanarak başta yabancı düşmanlığı olmak üzere,…

Salgın Günlükleri

Hong Kong’ta bir duvar yazısı: “Normale dönemeyiz çünkü eski normalimiz sorunun ta kendisiydi.” Milattan sonra 1988’in bir gününde dış dünya ortamına çıkarıldım. Muhtemelen gözleri henüz açılmamış bir bebek olarak dünyaya geldim. Gözlerim görmeyi öğrendi. Aklım düşünmeyi. 99 kere düşündüm. 99…

Dr. Zeki Gül: “Sağlık Ödev Değil Haktır”

El Yazmaları’nın notu: Covid-19 küresel salgının başından bu yana sağlık emekçilerinin sergilediği olağanüstü çabaya şahit olmaktayız. Bununla birlikte iktidarın salgına yönelik tedbirlerinin yetersiz olduğunu, sağlık emekçilerinin ise sağlıksız koşullarda çalıştıklarını görmekte, neoliberalizmin neden olduğu sağlık sisteminin ise giderek çökmekte olduğuna…

Market İşçileri Anlatıyor: Virüs de Karantina da Sınıfsal

El Yazmaları’nın notu: Covid-19 ile mücadele stratejisinde siyasi iktidar “Evde Kal/Hayat Eve Sığar” diyor, ancak milyonlarca işçi, emekçi her gün insanlık dışı koşullarda çalışmaya zorlanıyor. Salgın koşullarında işçilerin en yoğun çalıştığı kritik sektörlerden biri de perakende. Covid-19 günlerini İstanbul’un farklı…

Virüsler, Malthusgiller, Egemen Sınıflar ve Nüfus Sorunumuz

Modern kapitalist sistem bu mülksüzleştirme üzerine kendisini inşa etti. Sistem, küresel olarak yayılırken, gezegen çapında milyarlarca insanı mülksüzleştirdi, proleterleştirdi, yoksullaştırdı. Çok büyük miktarda nüfusu topraktan kopararak kentlere yığdı. Bu büyük nüfusu sağlık, ulaşım, barınma gibi her türlü insani ihtiyaca erişemeyecek…

Korona – Covid 19 ile Yaşam

Covid 19 bize, yeni toplum biçimlerini,  doğa ile birlikte barış içinde yaşamayı, dayanışma temelinde olan yeni sistemlere doğru gidişin çekirdek yapılarını kurmaya  şimdiden başlamak zorunluluğunu bir kez daha gösterdi.   Her sabah koronayla uyanıp, koronayla yatıyorum. Sanki bir  film seyreder gibi…

Rutinin Çöküşü: Jeanne Diealman

El Yazmaları’nın notu: 8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla çeşitli yazı, röportaj ve çevirilerden oluşan ve Mart ayı boyunca devam edecek olan bir dosya hazırladık. Bu dosya kapsamında Gamze Özkök’ün “Rutinin Çöküşü: Jeanne Diealman” yazısını, siz sevgili  okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. “Evlenmek gibi hissetmiyordum,…

Geçmişten Günümüze Toplumsal Yeniden Üretim

El Yazmaları’nın notu: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığımız dosya çerçevesinde yazarımız Arzu Küçük’ün yeniden üretimi geçmişten günümüze dek incelediği yazısını okurlarımızın ilgisine sunuyoruz. Patriyarka, dünyada yaşayan insanları doğumdan itibaren şekillendiren ve onları cinsiyetlerine göre kategorize ederek, emek süreçlerini,…

Diyalektik Bir Feminizm İçin Geçmiş Deneyimlere Odaklanmak: 1917 Ekim Devrimi, Rabotnitsa, Jenotyel

El Yazmaları’nın notu: 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle hazırladığımız dosya çerçevesinde yazarımız Perihan Koca’nın 1917 Devrimi sürecinde ve sonrasındaki kadın mücadelesini incelediği yazısını okurlarımızın ilgisine sunuyoruz. Teoride ve pratikte, farklı uçlara savrulmaya meyyal ikilikleri aşmak için diyalektik bir feminizme…

Sınırlar Ötesi Virüs: Covid-19

El Yazmaları’nın notu: Korona virüsünün belirtileri ve olası etkileri üzerine Almanya’da yaşayan uzman doktor Nuran Sarıca’nın hazırladığı yazıyı okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. Bütün dünyaya  hızlı bir şekilde yayılan Corona Covid 19- CORONA  Virüsünün  (SARS COV.2) yol açtığı ve kimilerinde ağır kimilerinde…

Koronavirüs Zamanlarında İtalya’dan Mektup-Potere al Popolo

El Yazmaları’nın notu: İtalya’nın sosyalist partilerinden biri olan “İktidar Halka Partisi” (Potere al Popolo) tarafından kaleme alınan ve korona virüs sürecindeki durumu ve kendi mücadele deneyimlerini anlatan mektubu, ülkemizde solun eylem planları ve krize müdahale olanaklarına yönelik tartışmalara katkı sunacağı…

Geçmişteki Gelecek: 1871 Paris Komünü

“Bütün iyi yurttaşlar ayağa! Barikatlara koşun! Düşman şehrin duvarlarındadır! Cumhuriyet için, Komün için, Hürriyet için ileri! Silah başına!” Milli Selamet Komitesi 22 Mayıs 1871 18 Mart 1871’de Paris Komünü ilan edildi. Komün dünya tarihinin ilk proleter devrimiydi. 72 gün süren…

16 Mart ve 78’liler

El Yazmaları’nın notu:  Beyazıt Katliamı’nın 42. yıldönümünde, katliamdan yaralı olarak kurtulan yazarımız Oğuzhan Kayserilioğlu’nun döneme ve katliama ilişkin tanıklığını içeren yazısını okuyucularımızın ilgisine sunuyoruz. O zamanlar öyle yapıyorlardı. Askeri mantık gereği olsa gerek. ”Önce merkezi işgal edeceksin. Ve oradan aldığın güçle…

Korona Virüsü Zamanlarında Emek-Maurizio Coppola

 El Yazmaları’nın notu: Korona virüs yayılmaya devam ediyor. Çin’den sonra en yüksek ölüm sayısının yaşandığı ve ölüm oranlarında birinci sırada yer alan İtalya’da hükümet tedbir adı altında bir dizi kararnameler yayınladı. Bu kararnameler, görüldüğü kadarıyla halk sağlığının korunmasından ziyade sermayenin…

Gelmekte olan

Yıllara yayılan ve çözüm yerine sürekli sıkıştırılarak ertelenen krizler büyüdüler ve iktidarın şimdi bu krizleri çözmekte yeterli kapasiteye sahip olmadığı iyice anlaşılıyor. Dar devlet merkezine kısa iple bağlı olan iktidar ve muhalefet, devlet sınıflarının kısa ipinin elverdiği ölçüde hareket edebiliyor, daha fazlasını gerçekleştirmekten aciz bir şekilde debelenip duruyor. Yalnızca iktidardakiler değil, muhalefeti elinde tutan İYİ Parti, CHP, DEVA ve Gelecek Partisi de iktidarla birlikte aynı argümanları, aynı yaklaşımları, aynı çözümleri öneriyor. CHP her seferinde tarihsel misyonunu oynarken, yeni kurulan DEVA Partisi ve Gelecek Partisi ile İBB koltuğuna oturan ama gözü daha da yukarılarda olan İmamoğlu neo-AKP görüntüsünden başka bir profil çizemiyor. Sahneye çıkar çıkmaz ilk söylemleri devletin kutsanması ve devlet adına geçmişte kabarık suçlar işleyenlere bolca rahmet dilemek olan bu yeni(!) figürler düzenin bir bütün olarak tıkandığının açık bir itirafı değil midir? Restorasyonun biçimi ve özü Haklarını yemeyelim. Zaman zaman biçim itibariyle kitlelerin kimi özgürlükçü taleplerine cevap üreten süslü reklam kampanyaları ile bir görüntü vermeye çalışıyorlar. “Hangi davanın savunucusu olursanız olun, bunu özgürlüğün diliyle pazarlamak zorundasınız” demiş zamanında bir Amerikalı senatör. AKP devri uzatmaları oynarken, kitleleri saran bunalım havasını fırsat bilen Babacan, İmamoğlu, Davutoğlu gibi sermayenin yeni aktörleri (ne kadar yeni oldukları tartışılır) bu taktiği kimi zaman kullanıyorlar.  Ama biçim ve öz arasındaki fark çok bariz ve “öz” gizlenemeyecek kadar ortada. Partiyi kurar kurmaz, eli kanlı ve mezhepçi, Sivas katliamı faillerinin savunucusu eski bakan Şevket Kazan’a rahmet okuyan Babacan, yine sicili oldukça kabarık Muhsin Yazıcıoğlu’na methiyeler dizen Ekrem İmamoğlu, “HDP terörle arasında mesafe koyarsa bizim için sıradan bir partidir” diyerek HDP’ye hangi koşullarda siyasi parti muamelesi yapabileceğinin şartını koyan Davutoğlu… Hep aynı nakarat, anlat, anlat… İktidarı saran panik Normalde toplumsal birer şova dönüştürülen asker cenazelerinin bu seferki definlerinde gözlemlenen “olağanüstü hassasiyet”, kitlelerden ne kadar korkulduğunun bir göstergesi. Milliyetçi hezeyanı bile sağlayamadıkları açıkça görülüyor. Asker cenazelerinin savaş karşıtı birer eyleme dönüşmesinden bile çekindiler. […]